








| Ciddimiyiz?? | ![]() |
|
|
#1 (permalink) |
Tüm General
![]() Üyelik tarihi: 18-09-2007
Mesajlar: 1,115
Konular:
Rep Puan: 370
Konum: cemal-i ba kemale seyr de
![]() |
Selamun aleyküm
(Dünya ve ahiret sıkıntılarının hepsinden kurtuluş üzerinize olsun) Merhaba Sevgili Gönül Dostum, Bir derginin yayınlamak üzere benden talep etmiş olduğu makalemi sizlere aşağıda arz ediyorum. BİZ CİDDİ Mİ DİYORUZ ? Temel doktordur. Bir gün acil servise bir hasta gelir. Dr.Temel Kontrol eder ve içini çekerek; "- Ciddi …"der. Hastayı getiren yakını çok üzülür ve şöyle bir diyalog yaşanır aralarında; "- Haçen toktor emiçe çok mu ciddiydur." "- Ciddi Deyirum sağa" "- Toktor emiçe ciddi ciddi deyisun da ha söyle da nedir durumu. Kaç gün ömrü kaldı" "- Ula uşağum CİDDİ deyirum sağa CİDDİ CİDDİ yani GİTTİ, ÖLDÜ da…." der. Bu fıkrada gizli olan bir nokta var beni celbeden. Bizim şivemizden kaynaklanan bir sorun olsa gerek tesettür konusunun dinimizdeki kesin yerini o kadar açıkça ifade etmelerimize ve 1400 küsür senedir gelen kaynakları ve uygulamaları aktarmamıza rağmen bizim hâlâ "CİDDİ" dediğimizi duyuyor bazı kesimler. İslam, Hz.Adem (as) ile başlayıp Sevgilimiz Hz.Muhammed (sav) ile tamamlanıp kemal ve olgunluğa eren dindir. Bu din, yaratılmışlara YARATANIN (cc) lütuf eylediği en kıymetli ve mübarek hediyesidir. Bu kıymetli hediyenin en önemli özelliği üç gün olarak kısalığını ve geçiciliğini ifade ettiğimiz dünya hayatımızda, insanların nefislerinden kaynaklanan tüm şerleri defederek huzur, mutluluk ve barışı yaşayabilmesinin ardından ölümle başlayan sonsuz hayatta ebedi saadete kavuşmasıdır. Bu doğrultuda yaratılışımızın amacı olan Sevgilimiz Allah'ın (cc) rıza ve hoşnutluğuna bizi ulaştıracak tek araçta ilim rahmet ve aşk medeniyeti İslam'dır. Allah rızasına ulaşanı da Allah dünyada ve ahrette mutlaka razı eder. Rabbimizin bize şerefli hediyesi olan bu mübarek din için içeriğinde bulunan bazı hükümler uyulduğu takdirde vadedilen dünya ve ahiret saadetine ulaştıracak ölçülerdir. Okunmasıyla ibadet olan, alemlere öğüt ve şifa olsun için göderilen mübarek kitabımız Kur'an-ı Kerim'de Sahibimiz Mevla'mızın (cc) on iki yerde buyurduğu "Hududullah (Allah'ın Sınırları / Ölçüleri)" tabiri işte bu bahsettiğimiz dünya ve ahiret saadetine ermek isteyenlerin dahil olması şart olan ölçülerdir. Sahibimiz Mevlamızın (cc) sınırların en önemlilerinden birisi de SETTAR (Ayıpları, hataları ve günahları örten) (cc) ismi şerifinin tecellisi olan setretmekten gelen Tesettür kelimesinin yüklenmiş olduğu anlamdaki emirdir. Rabbimiz (cc), dünya ve ahretteki sonsuz güzelliklere kavuşmak isteyen erkek ve kadın inananlara, kendilerini setretmelerini bunda bilinen, görünen ve görünemeyen birçok hikmet ve faydalarının olmasının yanı sıra asıl manada sadece kendisinin emrine en samimi duygularla bağlanmanın işareti olarak emir buyurmuştur. Bu tesettür emri ilk insan ve peygamber Hz.Adem (as) ile başladığı gibi Peygamberler halkasının en kıymetli nadide incisi Sevgilimiz Hz.Muhammed (sav) ile de güncelliliğini *****uştur. Bildiğimiz üzere erkeklerde kısaca; diz kapağı ile göbek arasının şekillerini hayalen canlandırmaya bile mahal vermeyecek şekilde bir örtü veya elbiseyle örtülerek kapanması farz, başları dahil diğer bölgeleri örtmesi sünnet ve kulluğun takvası olarak açıklanmış bayanlarda ise el,yüz ve ayaklar hariç tüm vücudun hayalen canlandırmaya mahal vermeyecek şekilde bir örtü ile örtünmesi farz, fitne durumlarında yüzlerini de örtmeleri vacip, gözlerini ve ellerini de örtmeleri ise takva olarak dört mezhebin ve 1400 senelik İslam ümmetinin uygulamalarınca tartışmaya mahal vermeyecek şekilde apaçık delillerle ittifaken açıklanmış, uygulanmış ve kabul edilmiştir. Dikkat edildiğinde tesettür emrinin Rasulallah (Sav) efendimize vahyi, Zinayı yasaklayan ayetten önce gelmesi ve bütük yasaklar için yapmayın denilirken zina için "YAKLAŞMAYIN" buyurularak bu konudaki hassas çizgiye dikkat çekilmesi, tesettür emrinin birinci sıradaki hikmetinin zinaya ve toplumsal ahlaksızlık ve ailesel düzenin bozulmasına kalkan olacak temel mihenk taşı olduğunu anlıyoruz. Şimdi bazı akl-ı selim sahibi olmayan ehl-i gafletten bazı kişilerin iddia ettikleri gibi, gerek erkeklere ve gerekse de hanımefendilere emredilen bu emirler, erkek ve kadınların zinaya hemen kayabilecek iradesizlikte oldukları veya namussuz oldukları için değil, insanların kalplerini şehevi arzuların hastalandırdığı bataklıklar olmasına engel olmak içindir. İslam dünyasında artan aile huzursuzluklarının ve zina bataklığının sebebi tesettür emrinin gerek erkekler ve gerek hanımefendiler tarafından hakkıyla anlaşılamadan erkeklerce (çok afedersiniz) bir iç çamaşır giymeye, kadınlarca başörtüsüne indirgenmesidir. Yazımdaki ağır ifadeleri lütfen büyüklerimizin "dost acı söyler, dağ meyvesi acıdır ama şifalıdır " sözlerince tartın ve bana darılıp kızmayın. Halk arasında "raconlu, fiyakalı, maço veya metroseksüel (bakımlı!) erkek" olarak "DELİKANLI ERKEK KALIBI" adı altında erkekler tarafından takip edilen moda rüzgarlarına, hanımefendilerin katılarak halk arasında "ALTI KASIMPAŞA ÜSTÜ ŞİŞHANE" diye teşhis konulan, sadece başörtüsü takıp podyum mankeni gibi giyinerek bazen dar pantolonlar ve bazen mini etekler ve bazen mankenlere bile parmak ısıttıracak şekilde tahrik dozu yüksek transparan efektli giyinişleri Nur süresi ve Ahzap süresinden bihaber olan bu zihniyetin zehirli meyveleri olarak bu şekilde müşahede ediyoruz üzüntüyle. Allah aşkına kendinize gelin "EY BEN ALLAHA İMAN ETTİM VE PEYGAMBERİ HZ.MUHAMMED'İN ELÇİLİĞİNİ KABUL EDİP, KENDİSİNE VAHİY İLE GELEN HERŞEYİ İŞİTTİM İTAAT EDİYORUM DİYEN MÜMİN ERKEK VE KADINLAR !" Radyolardan dinlediğiniz ve Ramazandan Ramazana iman eden televizyonlardan izlediğiniz kliplerdeki "BİRGÜN PEYGAMBERİMİZ KAPINIZA GELSE" şiirinde bahsedilen Sevgilimiz Hz.Muhammed'in (sav) evinizdeki gazeteye yada raflarınızdaki kasetlere bakmadan önce onun hassasiyetle ödün vermediği TESETTÜRÜNÜZE BAKACAĞINI DA BİR DÜŞÜNSENİZ OLMAZ MI? Bazen bazı kura hafızların tilavetlerinden etkilenerek ve bazen de nağmeli sesli mevlithanlar ve sanatçılardan dinlediğiniz ilahilerden feyizlenerek " ah efendim Hz.Muhammed (sav) … keşke senin zamanında olsaydım" dediğinizde üzerinizdeki tesettür emaresinden bihaber misiniz? Farz edinki erdiniz. Kırklar meclisine karıştınız. Bast-ı zaman kerametinin ötesinde size özel olarak tayyi mekan değilde tayyi zaman lutfedildi ve asr-ı saadette aldınız soluğunuzu. Medine'deki Yahudiler mümine hanım sahabenin üzerindeki tesettür elbisesinin (çarşafın) arkasını Pazar meydanında açarak dalga geçtiklerinde onlara karşı gelip Yahudilerce oracıkta şehid edilen genç sahabe abdullahtan hiç bahsetmeden Hz.Hatice'nin, Hz.Fatıma'nın, Hz.Aişe'nin yanına girdiniz. Müşrik kadınlarının giyindiği gibi başörtüsünü bağladınız ama geri kalan kısmı sormayın gitsin. Çıktınız onların huzuruna. Dedinizki ben öte zamanlardan geldim Rabbimin lutfuyla. Ve Rasulallah (Sav) efendimizle görüşmek istiyorum dediniz. Rasulallah efendimiz rauf ve rahim olduğu için sizinle görüşecek ve size Hz.Ebubekir'in kızı Esma'ya yaptığı gibi başını sizden diğer tarafa çevirip Ey sen filanca ! Bir hanımefendi adet görmeye başladığı andan itibaren elleri ve yüzünden başka heryeri vücudu belli olmayacak şekilde örtmesi gerekir" dediğinde siz ne diyeceksiniz? Ya Rasuallah (Sav) zaman değişti. Artık milenyumlu yıllarda yaşıyor ümmetin. Modadan nasıl geri kalalım hem siz buyurmadınız mı Allah kuluna verdiği nimetin eserini kulunda görmek ister… Bende bana verdiği maddi imkanı üzerimde şükür ifadesiyle kullanıyorum . Hem işyerimde kariyer için lazım, evleneceğim lazım, eşe dosta ele güne rezil olmamak için lazım diyorsunuz. O zaman vahyin dışında hareket etmeyen Allah Rasulü (sa) size; Siz modanın birinci ismiyken Rabbimizin bir emrine tabi olmak için tüm imkanlara ve fırsatlara elinin tersiyle rest çekip "Allahım seni seviyorum benim için HİÇBİRŞEY senin bir emrini yerine getirmekten önemli değildir" diyen Musab 'larımı duymadınız mı? Fatıma'larımı duymadınız mı derse? En büyük kariyer Peygamberlerle velilerin yaptığı gibi kullukta KARİYER yapmaktır derse? Mahşer günü Kevser havuzunun başından kovulup şefaatten mahrum edilecek olanlar dinde olmayan şeyi dine ekleyenler veya dinde olan şeyi dinden çıkaranlar değil midir? Şimdi dinde olanları moda maskesi altında nefsani arzulara indirgemek hakiki bidat değil midir? Hiç örtünmemektense başını örtmesi iyi değil midir ? diyeceksiniz belki. Yarın tamamen örtünecek beklemek lazım diyeceksiniz belki? Biz beklerizde ya o kardeşimizi Azrail beklemez ve o kardeşimiz erkek veya bayan olsun iman etmenin yegane ifadelerinden olan bu ameli işleyemeden kefen ile, toprak ile örttürüp Rabbimizin huzuruna ötürtürse. En güzel elbise takva elbisesidir buyurur Rabbimiz kitabında. Tesettürünüz takva elbisesi olursa hayatınız cennet bahçesi olur. Tesettür hem kendini yenilemek ve diriltmek , hemde insanlara yapılan sessiz tebliğ ile birlikte üzerine basılan ve kullanılan eşyalarında hakkını vermektir. Tabiki tesettür konusu geniş bir konu. Ben yeterince notlarımı aktardım şu birkaç satırda. Son cümlem bir çağrı olsun. Erkek ve bayan kardeşlerimize… Rabbimizin size biçtiği, değeri tarife gelmez kıymetiniz artık farkına varın! Rabbimizin sevgi ve merhametinin sıcaklığını taşıyan bu emre uyarak sizde hicret sevabı alın. Haramlardan helallere yönelmek en doğru hicrettir buyuruyor Rasulallah (sav). Hicretinizi tesettür ile Rabbimize yapalım ki yesriplerimiz , Medine-i Münevvereler olsun. Selam hidayete tabi olanlara Selam ve dua ile.. Adnan Şensoy 16.10.2008 03:25 |
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|


